Karadeniz'in Derinliklerinden Bir Şarap Hikayesi: Mesashuna

Şarap, tarih boyunca kültürlerin, geleneklerin ve coğrafyanın izlerini taşıyan özel bir içecek oldu. Ancak şarap denildiğinde akla genellikle Akdeniz’in sıcak bağları veya Avrupa’nın klasik şarap bölgeleri gelir.

Peki, Doğu Karadeniz’in yemyeşil doğasında üretilen doğal şaraplarla tanışmaya hazır mısınız? İşte, Gürcü şarap geleneğini Türkiye’de sürdüren Mesashuna Şaraphanesi’nin benzersiz hikayesi.

Mesashuna: Aile Bağlarından Doğan Bir Marka

Artvin’in Borçka ilçesinde kurulan Mesashuna, adını kurucularının dört kardeşinin isimlerinden alıyor: Melek, Safiye, Şule ve Nazım. Bu isim, sadece bir markayı değil, aynı zamanda aile bağlarını ve geçmişten geleceğe taşınan bir mirası temsil ediyor. Geleneksel Gürcü şarap yapım tekniklerine sadık kalan şaraphane, Doğu Karadeniz’in ilk resmi şaraphanesi olma özelliğini taşıyor.


Geleneksel Üretim: Qvevri Yöntemiyle Doğallık

Mesashuna, qvevri (toprak küp) yöntemi ile tamamen doğal şaraplar üretiyor. Gürcistan’dan dünyaya yayılan bu yöntem, toprağa gömülü büyük kil küplerin içerisinde yapılan fermantasyonu esas alıyor. Bu geleneksel teknik sayesinde şarap, kimyasal müdahaleler olmadan, kendi doğal sürecinde olgunlaşıyor ve doğanın sunduğu en saf haliyle ortaya çıkıyor.

Şaraphanenin üretim felsefesi ise oldukça net: “Nothing In / Nothing Out”. Yani, bağdan şaraphaneye kadar hiçbir kimyasal katkı maddesi eklenmiyor, üzüm doğasıyla baş başa bırakılıyor. Sonuç? Tamamen doğal, karakteristik ve terroir’i yansıtan şaraplar.


Bağlarda Yetişen Özel Üzümler: Saperavi ve Rkatsiteli

Mesashuna’nın şarapları, Gürcistan’ın en özel üzüm çeşitleri olan Saperavi ve Rkatsiteli kullanılarak üretiliyor.

  • Saperavi: Yoğun koyu kırmızı rengi ve kompleks yapısıyla dikkat çeken bir üzüm çeşididir. Siyah meyve aromaları, baharat notaları ve güçlü gövdesiyle kendine özgü bir karaktere sahiptir.

  • Rkatsiteli: Canlı asiditesi, turunçgil ve bal notaları ile ferahlatıcı ve dengeli bir beyaz üzüm çeşididir. Qvevri yöntemiyle işlendiğinde, derin ve zengin aromalar kazanır.


DIAKOPA ile Mesashuna Avrupa’ya Açılıyor!

Doğal üretim felsefesine sahip Mesashuna şarapları, artık sadece yerel tüketicilerle sınırlı kalmayacak. DIAKOPA iş birliğiyle şarap severler, Avrupa’nın dört bir yanında bu özel şaraplara ulaşabilecek.

DIAKOPA, geleneksel ve doğal şarap üreticilerini destekleyen bir platform olarak, Mesashuna gibi otantik üreticilerin küresel pazara açılmasını sağlıyor. Bu iş birliği sayesinde, hiçbir kimyasal ekleme yapılmadan üretilen şaraplar, Avrupa’daki tüketicilere doğrudan ulaştırılacak.

Doğallık, Gelenek ve Özgünlük Bir Arada

Mesashuna, sadece bir şarap markası değil; bir kültürün, bir geleneğin ve doğanın hikayesini anlatan bir yolculuk. Qvevri yönteminin sunduğu benzersiz karakter, bağlardan gelen doğallık ve kimyasal müdahaleye uğramamış saf şaraplar ile birleşerek gerçek bir şarap deneyimi sunuyor.

Yakında, DIAKOPA aracılığıyla Avrupa’da şarap severlerle buluşacak olan Mesashuna şarapları, Doğu Karadeniz’in eşsiz doğasından dünyaya açılan bir pencere olacak.

Şarabın en doğal haliyle buluşmaya hazır mısınız? 🍷

Previous
Previous

Türkiye’de Yabancı Şarap Fiyatları ve Baron Şarapçılık Seçkin Koleksiyonları

Next
Next

502 Şarapları ve Merzifon Karası: Türk Şarapçılığında Yeni Bir Başarı Hikayesi